Said Nursi Kürt Teali Cemiyeti’ne üye miydi?
Yazan: barbarosseferde Mayıs 26, 2008
Son birkaç senedir, müfterilerin ürettiği yeni bir iftira var: Güyâ, Bediüzzaman Said Nursî 19171918 yıllarında kurulan Kürt Teali Cemiyetinin aktif bir üyesi imiş.
Bu katmerli iftiranın başını çeken, Selçuk Üniversitesinde öğretim görevlisi olan birkaç “Kemalist Türkçü” akademisyendir.
Bunlar, 1998′de kitap çıkardılar. Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi isimli bu kitapta, onu Kürt (Kürdistan) Teali Cemiyetinin kurucusu üyesi diye ilân ettiler.
Biz, 1999 yılı Temmuz’unda bu akademisyen gruba gereken cevapları verdik. Attıkları iftirayı madde madde çürüterek yanlışlarını yüzlerine vurduk.
Hazırladığımız yazı dizisi tam on gün sürdü. Bunlar ise, cesaret gösterip karşımıza çıkmadılar. Bize cevap verme ve yalanlarını savunma cihetine de gitmediler. Dönüp dolaşarak, sanal âlemde sallama kolaylığını tercih ettiler.
Yine de, bu vesileyle birkaç noktayı nazara vermek icap ediyor.
- Kürt Teali, İngilizlerin desteğiyle kurulan ve faaliyet gösteren siyasî, ideolojik ve ayrılıkçı bir cemiyettir. Üstad Bediüzzaman ise, hayatı boyunca bu tür teşekküllere müsbet değil, daima menfi bakmış ve onlardan uzak durmuştur. Nitekim, eserlerinde de aynı tavrı takınmış, zararlı cemiyetlere hiçbir surette iltifat etmemiştir. Hatta, esarette iken bu cemiyetlerle teması olan bir talebesi (Müküslü Hamza Efendi) için de “Eyvah! Ne kadar bozulmuşsun” diyerek, bir hafta uğraşıp onu “eski hamiyetine” döndürmüş.
- Üstad Bediüzzaman’ı o cemiyetin kurucusu gösterenler, bu harp gazisi hamiyetli zâtın o tarihte (6 Kasım 1917) Rusya’da esarette olduğundan bile bihaberdirler.
- Said Nursî, iki buçuk yıllık esaretten kurtulduktan sonra, 1918 yılı ortalarında (HaziranTemmuz) ancak İstanbul’a vasıl olabilmiş ve zihnen, bedenen, ruhen yıprandığını söyleyerek, uzun süre sosyal hayattan uzak durmuş, Eyüpsultan Kabristanı ve Yuşa Tepesi gibi sakin yerlere gitmiş, buralarda yalnızlık içinde istirahate çekilmiştir. Öyle ki, aradan aylar geçtikten sonra kendisini tanıyanlar ona şu suâli yöneltmişlerdir: “Neden geldin geleli siyasete karışmıyorsun?”
Esaretten sonra siyasete hiç karışmayan, şeytandan kaçar gibi siyasetten kaçarak Allah’a sığındığını söyleyen Üstad Bediüzzaman gibi bir şahsiyet, nasıl olur da “Kürt Teali” gibi ayrılıkçı siyaset fışkırtan bir cemiyete dahil olur. Hiç mümkün mü?
- Bir zamanlar, yine bir iftira furyası başlatılarak Bediüzzaman Hazretlerinin “zararlı cemiyetler”le irtibatlı olduğu yalanı uyduruldu. Öyle ki, bu konu Meclis’in gündemine dahi taşındı. Konunun muhatabı olan dönemin Adalet Bakanı Fuat Sirmen, çıkıp Said Nursî’nin geçmişte zararlı hiçbir cemiyetle ilişkisi olmadığını resmen ilân etmek durumunda kaldı. (1950 öncesi iki kez Adalet Bakanlığı yapan Sirmen hakkında “komünistlik” iddiasında bulunanlar dahi olmuştur. İşte, bu derece menfi birisi bile, Said Nursî’nin zararlı cemiyetle bağlantısı olmadığını açıklamak zorunda kalmış.)
- Üstad Bediüzzaman’ı zararlı cemiyetler içinde gösterenler, akademisyen de olsalar, eğer müfteri değilse hiç tereddütsüz cahildir. Yıllar önce ortaya attığımız bu iddiayı bugün de aynen tekrarlıyor ve aykırı düşünmeye devam edenleri bir kez daha fikir meydanına dâvet ettiğimizi hatırlatarak yazımızı noktalıyoruz.
(M. Lâtif Salihoğlu, Yeni Asya Gazetesi, 2006)
seda demiş
çok doğru said nursi kürt teali değil islam teali cemiyetine üye. teali islam cemiyetini bizlere zararlı olarak tanıtıyorlar hadi biz biliyoruz yanlış şeyler öğrettiklerini bilmeyenler napsın.inş. bigün gerçekler ortaya çıkar. ayrıca teşekkürler gerçekleri anlattığınız için