<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
		>
<channel>
	<title>Tesettür Risâlesi keşfedilirken (6) &#8211; Tesettür, kişiliği ön plana çıkarır &#8211; Yasemin GÜLEÇYÜZ yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://sanatsever.wordpress.com/2008/05/29/tesettur-risalesi-kesfedilirken-6-tesettur-kisiligi-on-plana-cikarir-yasemin-gulecyuz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://sanatsever.wordpress.com/2008/05/29/tesettur-risalesi-kesfedilirken-6-tesettur-kisiligi-on-plana-cikarir-yasemin-gulecyuz/</link>
	<description>KUR&#039;AN A YAŞ SINIRI KOYMAK ZULÜMDÜR...!</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Nov 2009 07:58:49 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>barbarosseferde tarafından</title>
		<link>http://sanatsever.wordpress.com/2008/05/29/tesettur-risalesi-kesfedilirken-6-tesettur-kisiligi-on-plana-cikarir-yasemin-gulecyuz/#comment-615</link>
		<dc:creator>barbarosseferde</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Jun 2008 10:15:28 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sanatsever.wordpress.com/?p=487#comment-615</guid>
		<description>gökçe dogmayla ilgili 

http://sanatsever.wordpress.com/2008/05/30/insanin-onemi-ve-peygamberlik/#comment-610

bu yorumu okumalısın.yaptığım yorumları okumadan sadece saldırmak ve tahkir etmek amaçlı yazmak yakışmaz.böyle yapma...

o yorumu ve altındaki yazıyı iyice oku ondan sonra ne diyeceksen de..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>gökçe dogmayla ilgili </p>
<p><a href="http://sanatsever.wordpress.com/2008/05/30/insanin-onemi-ve-peygamberlik/#comment-610" rel="nofollow">http://sanatsever.wordpress.com/2008/05/30/insanin-onemi-ve-peygamberlik/#comment-610</a></p>
<p>bu yorumu okumalısın.yaptığım yorumları okumadan sadece saldırmak ve tahkir etmek amaçlı yazmak yakışmaz.böyle yapma&#8230;</p>
<p>o yorumu ve altındaki yazıyı iyice oku ondan sonra ne diyeceksen de..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Gökçe Uluğsu tarafından</title>
		<link>http://sanatsever.wordpress.com/2008/05/29/tesettur-risalesi-kesfedilirken-6-tesettur-kisiligi-on-plana-cikarir-yasemin-gulecyuz/#comment-614</link>
		<dc:creator>Gökçe Uluğsu</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Jun 2008 09:54:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sanatsever.wordpress.com/?p=487#comment-614</guid>
		<description>Ekranın en üst sağ köşesinde bir canlandırma var. Kuma yazılan yazı küçük bir dalga (su)darbesiyle yok oluyor. Düşündüm de öznel temelli subjektif bilgi dibinden doruğuna aynı. Dogma ve nassa dayanan mesnetsiz öngörüler, tıpkı kuma yazılan yazı gibi bilimsel düşüncenin fiskesi ile yok olup gidiyor. Ama ısrar ve inatla yeniden yazılıyor, tekrar yok oluyor...Kim tasarladıysa çok manidar olmuş. Bir düşünce kendisini ancak bu kadar güzel ifade edebilir.Tebrik ederim:)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ekranın en üst sağ köşesinde bir canlandırma var. Kuma yazılan yazı küçük bir dalga (su)darbesiyle yok oluyor. Düşündüm de öznel temelli subjektif bilgi dibinden doruğuna aynı. Dogma ve nassa dayanan mesnetsiz öngörüler, tıpkı kuma yazılan yazı gibi bilimsel düşüncenin fiskesi ile yok olup gidiyor. Ama ısrar ve inatla yeniden yazılıyor, tekrar yok oluyor&#8230;Kim tasarladıysa çok manidar olmuş. Bir düşünce kendisini ancak bu kadar güzel ifade edebilir.Tebrik ederim:)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>barbarosseferde tarafından</title>
		<link>http://sanatsever.wordpress.com/2008/05/29/tesettur-risalesi-kesfedilirken-6-tesettur-kisiligi-on-plana-cikarir-yasemin-gulecyuz/#comment-597</link>
		<dc:creator>barbarosseferde</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Jun 2008 16:11:37 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sanatsever.wordpress.com/?p=487#comment-597</guid>
		<description>daha da tatmin olmazsanız size sayısız delil getiririm.ama merak ediyorum siz acaba bu delilleri tam anlasanız fikrinizden vazgeçtiğinizi beyan eder misiniz?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>daha da tatmin olmazsanız size sayısız delil getiririm.ama merak ediyorum siz acaba bu delilleri tam anlasanız fikrinizden vazgeçtiğinizi beyan eder misiniz?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>barbarosseferde tarafından</title>
		<link>http://sanatsever.wordpress.com/2008/05/29/tesettur-risalesi-kesfedilirken-6-tesettur-kisiligi-on-plana-cikarir-yasemin-gulecyuz/#comment-596</link>
		<dc:creator>barbarosseferde</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Jun 2008 16:10:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sanatsever.wordpress.com/?p=487#comment-596</guid>
		<description>Son birkaç senedir, müfterilerin ürettiği yeni bir iftira var: Güyâ, Bediüzzaman Said Nursî 1917-1918 yıllarında kurulan Kürt Teali Cemiyetinin aktif bir üyesi imiş.

Bu katmerli iftiranın başını çeken, Selçuk Üniversitesinde öğretim görevlisi olan birkaç “Kemalist Türkçü” akademisyendir.

Bunlar, 1998′de kitap çıkardılar. Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi isimli bu kitapta, onu Kürt (Kürdistan) Teali Cemiyetinin kurucusu üyesi diye ilân ettiler.

Biz, 1999 yılı Temmuz’unda bu akademisyen gruba gereken cevapları verdik. Attıkları iftirayı madde madde çürüterek yanlışlarını yüzlerine vurduk.

Hazırladığımız yazı dizisi tam on gün sürdü. Bunlar ise, cesaret gösterip karşımıza çıkmadılar. Bize cevap verme ve yalanlarını savunma cihetine de gitmediler. Dönüp dolaşarak, sanal âlemde sallama kolaylığını tercih ettiler.

Yine de, bu vesileyle birkaç noktayı nazara vermek icap ediyor.

- Kürt Teali, İngilizlerin desteğiyle kurulan ve faaliyet gösteren siyasî, ideolojik ve ayrılıkçı bir cemiyettir. Üstad Bediüzzaman ise, hayatı boyunca bu tür teşekküllere müsbet değil, daima menfi bakmış ve onlardan uzak durmuştur. Nitekim, eserlerinde de aynı tavrı takınmış, zararlı cemiyetlere hiçbir surette iltifat etmemiştir. Hatta, esarette iken bu cemiyetlerle teması olan bir talebesi (Müküslü Hamza Efendi) için de “Eyvah! Ne kadar bozulmuşsun” diyerek, bir hafta uğraşıp onu “eski hamiyetine” döndürmüş.

- Üstad Bediüzzaman’ı o cemiyetin kurucusu gösterenler, bu harp gazisi hamiyetli zâtın o tarihte (6 Kasım 1917) Rusya’da esarette olduğundan bile bihaberdirler.

- Said Nursî, iki buçuk yıllık esaretten kurtulduktan sonra, 1918 yılı ortalarında (HaziranTemmuz) ancak İstanbul’a vasıl olabilmiş ve zihnen, bedenen, ruhen yıprandığını söyleyerek, uzun süre sosyal hayattan uzak durmuş, Eyüpsultan Kabristanı ve Yuşa Tepesi gibi sakin yerlere gitmiş, buralarda yalnızlık içinde istirahate çekilmiştir. Öyle ki, aradan aylar geçtikten sonra kendisini tanıyanlar ona şu suâli yöneltmişlerdir: “Neden geldin geleli siyasete karışmıyorsun?”

Esaretten sonra siyasete hiç karışmayan, şeytandan kaçar gibi siyasetten kaçarak Allah’a sığındığını söyleyen Üstad Bediüzzaman gibi bir şahsiyet, nasıl olur da “Kürt Teali” gibi ayrılıkçı siyaset fışkırtan bir cemiyete dahil olur. Hiç mümkün mü?

- Bir zamanlar, yine bir iftira furyası başlatılarak Bediüzzaman Hazretlerinin “zararlı cemiyetler”le irtibatlı olduğu yalanı uyduruldu. Öyle ki, bu konu Meclis’in gündemine dahi taşındı. Konunun muhatabı olan dönemin Adalet Bakanı Fuat Sirmen, çıkıp Said Nursî’nin geçmişte zararlı hiçbir cemiyetle ilişkisi olmadığını resmen ilân etmek durumunda kaldı. (1950 öncesi iki kez Adalet Bakanlığı yapan Sirmen hakkında “komünistlik” iddiasında bulunanlar dahi olmuştur. İşte, bu derece menfi birisi bile, Said Nursî’nin zararlı cemiyetle bağlantısı olmadığını açıklamak zorunda kalmış.)

- Üstad Bediüzzaman’ı zararlı cemiyetler içinde gösterenler, akademisyen de olsalar, eğer müfteri değilse hiç tereddütsüz cahildir. Yıllar önce ortaya attığımız bu iddiayı bugün de aynen tekrarlıyor ve aykırı düşünmeye devam edenleri bir kez daha fikir meydanına dâvet ettiğimizi hatırlatarak yazımızı noktalıyoruz.

(M. Lâtif Salihoğlu, Yeni Asya Gazetesi, 2006)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Son birkaç senedir, müfterilerin ürettiği yeni bir iftira var: Güyâ, Bediüzzaman Said Nursî 1917-1918 yıllarında kurulan Kürt Teali Cemiyetinin aktif bir üyesi imiş.</p>
<p>Bu katmerli iftiranın başını çeken, Selçuk Üniversitesinde öğretim görevlisi olan birkaç “Kemalist Türkçü” akademisyendir.</p>
<p>Bunlar, 1998′de kitap çıkardılar. Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi isimli bu kitapta, onu Kürt (Kürdistan) Teali Cemiyetinin kurucusu üyesi diye ilân ettiler.</p>
<p>Biz, 1999 yılı Temmuz’unda bu akademisyen gruba gereken cevapları verdik. Attıkları iftirayı madde madde çürüterek yanlışlarını yüzlerine vurduk.</p>
<p>Hazırladığımız yazı dizisi tam on gün sürdü. Bunlar ise, cesaret gösterip karşımıza çıkmadılar. Bize cevap verme ve yalanlarını savunma cihetine de gitmediler. Dönüp dolaşarak, sanal âlemde sallama kolaylığını tercih ettiler.</p>
<p>Yine de, bu vesileyle birkaç noktayı nazara vermek icap ediyor.</p>
<p>- Kürt Teali, İngilizlerin desteğiyle kurulan ve faaliyet gösteren siyasî, ideolojik ve ayrılıkçı bir cemiyettir. Üstad Bediüzzaman ise, hayatı boyunca bu tür teşekküllere müsbet değil, daima menfi bakmış ve onlardan uzak durmuştur. Nitekim, eserlerinde de aynı tavrı takınmış, zararlı cemiyetlere hiçbir surette iltifat etmemiştir. Hatta, esarette iken bu cemiyetlerle teması olan bir talebesi (Müküslü Hamza Efendi) için de “Eyvah! Ne kadar bozulmuşsun” diyerek, bir hafta uğraşıp onu “eski hamiyetine” döndürmüş.</p>
<p>- Üstad Bediüzzaman’ı o cemiyetin kurucusu gösterenler, bu harp gazisi hamiyetli zâtın o tarihte (6 Kasım 1917) Rusya’da esarette olduğundan bile bihaberdirler.</p>
<p>- Said Nursî, iki buçuk yıllık esaretten kurtulduktan sonra, 1918 yılı ortalarında (HaziranTemmuz) ancak İstanbul’a vasıl olabilmiş ve zihnen, bedenen, ruhen yıprandığını söyleyerek, uzun süre sosyal hayattan uzak durmuş, Eyüpsultan Kabristanı ve Yuşa Tepesi gibi sakin yerlere gitmiş, buralarda yalnızlık içinde istirahate çekilmiştir. Öyle ki, aradan aylar geçtikten sonra kendisini tanıyanlar ona şu suâli yöneltmişlerdir: “Neden geldin geleli siyasete karışmıyorsun?”</p>
<p>Esaretten sonra siyasete hiç karışmayan, şeytandan kaçar gibi siyasetten kaçarak Allah’a sığındığını söyleyen Üstad Bediüzzaman gibi bir şahsiyet, nasıl olur da “Kürt Teali” gibi ayrılıkçı siyaset fışkırtan bir cemiyete dahil olur. Hiç mümkün mü?</p>
<p>- Bir zamanlar, yine bir iftira furyası başlatılarak Bediüzzaman Hazretlerinin “zararlı cemiyetler”le irtibatlı olduğu yalanı uyduruldu. Öyle ki, bu konu Meclis’in gündemine dahi taşındı. Konunun muhatabı olan dönemin Adalet Bakanı Fuat Sirmen, çıkıp Said Nursî’nin geçmişte zararlı hiçbir cemiyetle ilişkisi olmadığını resmen ilân etmek durumunda kaldı. (1950 öncesi iki kez Adalet Bakanlığı yapan Sirmen hakkında “komünistlik” iddiasında bulunanlar dahi olmuştur. İşte, bu derece menfi birisi bile, Said Nursî’nin zararlı cemiyetle bağlantısı olmadığını açıklamak zorunda kalmış.)</p>
<p>- Üstad Bediüzzaman’ı zararlı cemiyetler içinde gösterenler, akademisyen de olsalar, eğer müfteri değilse hiç tereddütsüz cahildir. Yıllar önce ortaya attığımız bu iddiayı bugün de aynen tekrarlıyor ve aykırı düşünmeye devam edenleri bir kez daha fikir meydanına dâvet ettiğimizi hatırlatarak yazımızı noktalıyoruz.</p>
<p>(M. Lâtif Salihoğlu, Yeni Asya Gazetesi, 2006)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>barbarosseferde tarafından</title>
		<link>http://sanatsever.wordpress.com/2008/05/29/tesettur-risalesi-kesfedilirken-6-tesettur-kisiligi-on-plana-cikarir-yasemin-gulecyuz/#comment-595</link>
		<dc:creator>barbarosseferde</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Jun 2008 16:09:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sanatsever.wordpress.com/?p=487#comment-595</guid>
		<description>Türkçülük perdesi altında, sahtekâr bir milliyetperverlik suretinde ve hodfüruşluk cihetinde bana tecavüz edenler ve Türk milletini ve milliyetini zehirleyen mülhidler bilsinler ki: Ben millet-i İslâmiyenin en mühim ve mücahid ve muazzam bir ordusu olan Türk milletine binler Türk kadar hizmet ettiğimi, binler Türk şahiddirler. İşte bana Kürd diyen ve ittiham eden, zâhir hamiyetperverlik gösteren sahtekârlar, bu millete ne gibi hizmet ettiklerini göstersinler.

(Bediüzzaman Said Nursi)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Türkçülük perdesi altında, sahtekâr bir milliyetperverlik suretinde ve hodfüruşluk cihetinde bana tecavüz edenler ve Türk milletini ve milliyetini zehirleyen mülhidler bilsinler ki: Ben millet-i İslâmiyenin en mühim ve mücahid ve muazzam bir ordusu olan Türk milletine binler Türk kadar hizmet ettiğimi, binler Türk şahiddirler. İşte bana Kürd diyen ve ittiham eden, zâhir hamiyetperverlik gösteren sahtekârlar, bu millete ne gibi hizmet ettiklerini göstersinler.</p>
<p>(Bediüzzaman Said Nursi)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>barbarosseferde tarafından</title>
		<link>http://sanatsever.wordpress.com/2008/05/29/tesettur-risalesi-kesfedilirken-6-tesettur-kisiligi-on-plana-cikarir-yasemin-gulecyuz/#comment-594</link>
		<dc:creator>barbarosseferde</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Jun 2008 16:08:05 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sanatsever.wordpress.com/?p=487#comment-594</guid>
		<description>gökçe kardeşim delilden bahsedip duruyorsun neden bediüzzaman&#039;ın kürtlük davası güttüğüne dair bir kelime de olsa delil getirmiyorsun?neden??

çünkü yok...

üstad hazretleri bu konuda çok açıktır.yalnız şu var ki marksist PKK illeti artık dinsiz söylemlerle bu memlekette tutunamayacağını anladığından ırkçılık ve devlet kurmakla siyasetle uzaktan yakından alakası olmayan üstadımızı propagandalarına alet etmek istiyor olabilirler.

herkes iddiasını ispatlamak durumundadır.

bediüzzaman bu vatan için bitlis savunmasında kafkas cepesinde osmanlı milis albayı olarak çarpışmış ve rusya&#039;ya esir düşmüştür.2 yıl esareti vardır.döndükten sonra milli mücadeleye karşı çıkan şeyhülislam fetvasına karşı fetva ile cevap vermiş ve milli mücadeleyi cihad ve bu mücadele içinde olan askerleri mücahid ilan etmiştir.hutuvat-ı sitte namındaki eser ingiliz imajını öyle sarsmış ve onların öyle gücüne gitmiştir ki işgal altındaki istanbul&#039;da(herkes kaçmışken)bulunan bediüzzaman said nursi hakkında vur emri çıkartılır.

yeğeni ve birkaç arkadaşıyla gah ingiliz subay ve askerleriyle boğuşarak gah dergi ve gazete lisanıyla ingiltere karşında dehşetli bir antipati uyandırmış ve onların papazının resmi yollardan sorup 600 kelimeyle cevap istediği sualine yine resmi olarak &quot;600 kelime değil 6 kelime değil ben onların şu boğazlarımıza ayağını bastığı vakit üstümzde mağrurane sual sormalarına karşı onlara bir tükürükle cevap veriyorum&quot; der. ve ekler&quot;evet tükürün o zalimlerin hasız yüzüne...!&quot;

TBMM başında Mustafa Kemal olduğu halde bizzat onun şifreli telgrafıyla Said Nursi&#039;yi tebrik için ve fikirlerinde istifade etmek için meclise davet eder.ve üstad hazretleri de bu davete icabet eder.sadece devlet başkanlarına has RESMİ HOŞAMEDİ merasimiyle karşılanır ve bu zabıtlar meclis arşivlerinde mevcuttur.


bu insana  basit ırkçılık davaları güden bir terorist yaftası takmak cehaletin dile gelmesidir.

bediüzzaman hakkında okuyan herkes onun eşi benzeri olmayan bir vatanperver olduğunu bilir...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>gökçe kardeşim delilden bahsedip duruyorsun neden bediüzzaman&#8217;ın kürtlük davası güttüğüne dair bir kelime de olsa delil getirmiyorsun?neden??</p>
<p>çünkü yok&#8230;</p>
<p>üstad hazretleri bu konuda çok açıktır.yalnız şu var ki marksist PKK illeti artık dinsiz söylemlerle bu memlekette tutunamayacağını anladığından ırkçılık ve devlet kurmakla siyasetle uzaktan yakından alakası olmayan üstadımızı propagandalarına alet etmek istiyor olabilirler.</p>
<p>herkes iddiasını ispatlamak durumundadır.</p>
<p>bediüzzaman bu vatan için bitlis savunmasında kafkas cepesinde osmanlı milis albayı olarak çarpışmış ve rusya&#8217;ya esir düşmüştür.2 yıl esareti vardır.döndükten sonra milli mücadeleye karşı çıkan şeyhülislam fetvasına karşı fetva ile cevap vermiş ve milli mücadeleyi cihad ve bu mücadele içinde olan askerleri mücahid ilan etmiştir.hutuvat-ı sitte namındaki eser ingiliz imajını öyle sarsmış ve onların öyle gücüne gitmiştir ki işgal altındaki istanbul&#8217;da(herkes kaçmışken)bulunan bediüzzaman said nursi hakkında vur emri çıkartılır.</p>
<p>yeğeni ve birkaç arkadaşıyla gah ingiliz subay ve askerleriyle boğuşarak gah dergi ve gazete lisanıyla ingiltere karşında dehşetli bir antipati uyandırmış ve onların papazının resmi yollardan sorup 600 kelimeyle cevap istediği sualine yine resmi olarak &#8220;600 kelime değil 6 kelime değil ben onların şu boğazlarımıza ayağını bastığı vakit üstümzde mağrurane sual sormalarına karşı onlara bir tükürükle cevap veriyorum&#8221; der. ve ekler&#8221;evet tükürün o zalimlerin hasız yüzüne&#8230;!&#8221;</p>
<p>TBMM başında Mustafa Kemal olduğu halde bizzat onun şifreli telgrafıyla Said Nursi&#8217;yi tebrik için ve fikirlerinde istifade etmek için meclise davet eder.ve üstad hazretleri de bu davete icabet eder.sadece devlet başkanlarına has RESMİ HOŞAMEDİ merasimiyle karşılanır ve bu zabıtlar meclis arşivlerinde mevcuttur.</p>
<p>bu insana  basit ırkçılık davaları güden bir terorist yaftası takmak cehaletin dile gelmesidir.</p>
<p>bediüzzaman hakkında okuyan herkes onun eşi benzeri olmayan bir vatanperver olduğunu bilir&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>barbarosseferde tarafından</title>
		<link>http://sanatsever.wordpress.com/2008/05/29/tesettur-risalesi-kesfedilirken-6-tesettur-kisiligi-on-plana-cikarir-yasemin-gulecyuz/#comment-593</link>
		<dc:creator>barbarosseferde</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Jun 2008 15:55:17 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sanatsever.wordpress.com/?p=487#comment-593</guid>
		<description>Sebilür Reşad mecmuası’nın 7 Mart 1920 miladi tarihli 461. sayısında Bitlisli Bediüzzamanla yaptığı röportaj yazısından:

“Kürdlük davası pek manasız bir iddiadır. Çünkü her şeyden evvel Müslüman’dırlar. Hem de salabet-i diniyeyi taassub derecesine îsaleden hakiki Müslümanlardan. Binaenaleyh, Ermenilerle aynı ırktan bulunup bulunmadıkları meselesi, onları bir dakika bile işgal etmez. İslam, uhuvvet-i islamiyeye  münafî  olan kavmiyet da’vasını men eder. Esasen bu, tarihe aid bir şeydir. Kürdlerin asıl ve nesebleri ne olursa olsun, İslamdan iftiraka vicdan-ı millileri asla müsaid değildir. Bununla beraber, Kürdlerin arab kavm-i necibiyle irkan alakadar bulunduğu hakaik-i tarihiyedendir.

İslamiyet, herhangi bir ırkın, diğer bir unsur-u İslam aleyhine olarak menfi surette intibah hasıl etmesini kabul edemez. Binaenaleyh, Kürdleri Müslümanlıktan ayırmak isteyenler, esasat-ı islamiyeye muhalif hareket ediyorlar. Fakat bunlar da kimlerdir? Bir iki kulüpte toplanan beş on kişiden ibaret!.. Hakiki Kürdler, kimseyi kendilerine vekil-i müdafi’ olarak kabul etmiyorlar. Onların vekili ve Kürdlük namına söz söyleyecek ancak meclis-i mebusan-ı Osmanîdeki mebuslar olabilir.

Kürdistana verilecek muhtariyetten bahsediliyor! Kürdler, ecnebî himayesinde bir muhtariyeti kabul etmektense, ölümü tercih ederler.”

(www.cevaplar.org)








tecavüz:haddini aşma,söz ve harekette ileri gitme,saldırma,sataşma,namusa saldırma,sarkıntılık,zorlama, el uzatma, başksının hakkına dokunma... anlamlarındadır...

bir insanın karısına tecavüz etmesi mümkün değildir.bu komiktir.

ayrıca eşler arasında yaşanması gereken aile içi özel ilişkiler elbette vardır.bu ilişklerde üçüncü kişiler olamaz .bunlar siz de takdir edersiniz ki eşler arasındadır.soruyorum size bir üçüncü şahsın eşlere mahsus bu özel alana girmesi veya iki eşin arasına girmesi haddini aşma değil midir?bu manada tecavüz ve taşkınlık olmaz mı? 

siz hangi mantıkla eşler arasında yaşanan ilişkiyi tecavüz olarak niteliyorsunuz bunu anlamak güç gerçekten.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sebilür Reşad mecmuası’nın 7 Mart 1920 miladi tarihli 461. sayısında Bitlisli Bediüzzamanla yaptığı röportaj yazısından:</p>
<p>“Kürdlük davası pek manasız bir iddiadır. Çünkü her şeyden evvel Müslüman’dırlar. Hem de salabet-i diniyeyi taassub derecesine îsaleden hakiki Müslümanlardan. Binaenaleyh, Ermenilerle aynı ırktan bulunup bulunmadıkları meselesi, onları bir dakika bile işgal etmez. İslam, uhuvvet-i islamiyeye  münafî  olan kavmiyet da’vasını men eder. Esasen bu, tarihe aid bir şeydir. Kürdlerin asıl ve nesebleri ne olursa olsun, İslamdan iftiraka vicdan-ı millileri asla müsaid değildir. Bununla beraber, Kürdlerin arab kavm-i necibiyle irkan alakadar bulunduğu hakaik-i tarihiyedendir.</p>
<p>İslamiyet, herhangi bir ırkın, diğer bir unsur-u İslam aleyhine olarak menfi surette intibah hasıl etmesini kabul edemez. Binaenaleyh, Kürdleri Müslümanlıktan ayırmak isteyenler, esasat-ı islamiyeye muhalif hareket ediyorlar. Fakat bunlar da kimlerdir? Bir iki kulüpte toplanan beş on kişiden ibaret!.. Hakiki Kürdler, kimseyi kendilerine vekil-i müdafi’ olarak kabul etmiyorlar. Onların vekili ve Kürdlük namına söz söyleyecek ancak meclis-i mebusan-ı Osmanîdeki mebuslar olabilir.</p>
<p>Kürdistana verilecek muhtariyetten bahsediliyor! Kürdler, ecnebî himayesinde bir muhtariyeti kabul etmektense, ölümü tercih ederler.”</p>
<p>(www.cevaplar.org)</p>
<p>tecavüz:haddini aşma,söz ve harekette ileri gitme,saldırma,sataşma,namusa saldırma,sarkıntılık,zorlama, el uzatma, başksının hakkına dokunma&#8230; anlamlarındadır&#8230;</p>
<p>bir insanın karısına tecavüz etmesi mümkün değildir.bu komiktir.</p>
<p>ayrıca eşler arasında yaşanması gereken aile içi özel ilişkiler elbette vardır.bu ilişklerde üçüncü kişiler olamaz .bunlar siz de takdir edersiniz ki eşler arasındadır.soruyorum size bir üçüncü şahsın eşlere mahsus bu özel alana girmesi veya iki eşin arasına girmesi haddini aşma değil midir?bu manada tecavüz ve taşkınlık olmaz mı? </p>
<p>siz hangi mantıkla eşler arasında yaşanan ilişkiyi tecavüz olarak niteliyorsunuz bunu anlamak güç gerçekten.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Gökçe Uluğsu tarafından</title>
		<link>http://sanatsever.wordpress.com/2008/05/29/tesettur-risalesi-kesfedilirken-6-tesettur-kisiligi-on-plana-cikarir-yasemin-gulecyuz/#comment-592</link>
		<dc:creator>Gökçe Uluğsu</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Jun 2008 15:28:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sanatsever.wordpress.com/?p=487#comment-592</guid>
		<description>&quot;Galat-ı meşhur, lügat-ı fasih hükmündedir&quot;
Bu Osmanlıca deyimi duymuşsunuzdur.İşte Said-i Kürdi ile Said-i Nursi ifadeleri yaygın olarak birlikte kullanıldıkları için &quot;Lügat-ı fasih&quot; yani doğru söz hükmündedir.İsterseniz sanalağda kısa bir gezinti ile bunu görebilirsiniz.Bitlis/Hizan/ Nurs köyünden olan Said-i Kürdi aslen Nakşibendi Tarikatına mensup bir kürttür ve ömrü hayatını bağımsız Kürt Devleti kurmak için harcamıştır.İnanmayan PKK destekçisi bütün sitelere bakabilir...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Galat-ı meşhur, lügat-ı fasih hükmündedir&#8221;<br />
Bu Osmanlıca deyimi duymuşsunuzdur.İşte Said-i Kürdi ile Said-i Nursi ifadeleri yaygın olarak birlikte kullanıldıkları için &#8220;Lügat-ı fasih&#8221; yani doğru söz hükmündedir.İsterseniz sanalağda kısa bir gezinti ile bunu görebilirsiniz.Bitlis/Hizan/ Nurs köyünden olan Said-i Kürdi aslen Nakşibendi Tarikatına mensup bir kürttür ve ömrü hayatını bağımsız Kürt Devleti kurmak için harcamıştır.İnanmayan PKK destekçisi bütün sitelere bakabilir&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Gökçe Uluğsu tarafından</title>
		<link>http://sanatsever.wordpress.com/2008/05/29/tesettur-risalesi-kesfedilirken-6-tesettur-kisiligi-on-plana-cikarir-yasemin-gulecyuz/#comment-591</link>
		<dc:creator>Gökçe Uluğsu</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Jun 2008 14:41:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sanatsever.wordpress.com/?p=487#comment-591</guid>
		<description>Namahrem kelimesine benim verdiğim anlamı siz de vermişsiniz!..O halde şunu mu anlamalıyız? Tesettür ile &quot;mahrem&quot; olanın değil de &quot;namahrem&quot; olanın iştihasına,tecavüzüne engel olmuş oluyoruz. Namahrem olan niye tecavüz etsin, mahrem olan tecavüz edebilir.Bunda kesin bir yanlışlık var.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Namahrem kelimesine benim verdiğim anlamı siz de vermişsiniz!..O halde şunu mu anlamalıyız? Tesettür ile &#8220;mahrem&#8221; olanın değil de &#8220;namahrem&#8221; olanın iştihasına,tecavüzüne engel olmuş oluyoruz. Namahrem olan niye tecavüz etsin, mahrem olan tecavüz edebilir.Bunda kesin bir yanlışlık var.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>barbarosseferde tarafından</title>
		<link>http://sanatsever.wordpress.com/2008/05/29/tesettur-risalesi-kesfedilirken-6-tesettur-kisiligi-on-plana-cikarir-yasemin-gulecyuz/#comment-589</link>
		<dc:creator>barbarosseferde</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Jun 2008 13:59:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sanatsever.wordpress.com/?p=487#comment-589</guid>
		<description>bu arada said-i kürdi değil.said nursi.

ve bediüzzaman said nursi hazretleri çok okurmuş hatta bildiğimiz kelime kelime okuma değil fotoğrafik okuma denen bakıp sayfayı hafızaya aldıktan sonra oradan mütaala etme şeklinde okurmuş.hayatının büyük bir kısmında günde 200-300 sf. dan daha az okumamıştır.

yalnız yazısı çok bozuktur.okumakta güçlük çekilebilir.bu sebeple okuma bildiği ama yazısı kötü olduğundan kendisi için &quot;yarım ümmi&quot; der...malum ümmi okuma ve yazma bilmeyen demektir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bu arada said-i kürdi değil.said nursi.</p>
<p>ve bediüzzaman said nursi hazretleri çok okurmuş hatta bildiğimiz kelime kelime okuma değil fotoğrafik okuma denen bakıp sayfayı hafızaya aldıktan sonra oradan mütaala etme şeklinde okurmuş.hayatının büyük bir kısmında günde 200-300 sf. dan daha az okumamıştır.</p>
<p>yalnız yazısı çok bozuktur.okumakta güçlük çekilebilir.bu sebeple okuma bildiği ama yazısı kötü olduğundan kendisi için &#8220;yarım ümmi&#8221; der&#8230;malum ümmi okuma ve yazma bilmeyen demektir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
